Bizi takip edin

Hi, what are you looking for?

SÜRÜŞ İZLENİMİ

Nissan Qashqai

Nissan’ın kompakt SUV sınıfındaki iddialı modeli Qashqai’nin yeni neslini inceledik.

Hemen hemen her üretici aynı yolu izleyip bir rakip üretse de, Nissan Qashqai Japon üretici için gerçekten de bir başarı öyküsü. 2006 yılından beri C-SUV segmentinin bırakın yaratıcısı olmayı, çok uzun yıllar bu segmenti domine eden bir model olmayı da başardı. Gelin biraz eskilere gidelim. 1999’da Renault-Nissan İttifakı kurulduğunda, Nissan’ın o yıllardaki COO’su Carlos Ghosn , Avrupa’daki ürün portföyünü dönüştürme talimatı verdi. Nissan’ın sedan modeli Almera o yıllarda oldukça yavaş giden bir modeldi ve Almera’nın güçlü bir halefe ihtiyacı vardı. 2002 yılının başlarında, 25 Avrupalı ​​Nissan mühendis, 12 aylık bir projeye başlamak için markanın Japonya’daki teknik merkezine gitti. İlk başta Avrupa’da etkin olarak MPV’lere rakip C-HB tabanlı bir model üzerine konuşuldu. Bu durumun çok karlı olmayacağı anlaşılınca, geliştirme ekibi hatchback ve sedanlarla rekabet edecek şekilde konumlandırılacak X-Trail’den daha küçük “mini Murano ” tipi bir araç fikrini ortaya attı. 

KOMPAKT SUV KAVRAMININ EN BAŞARILI MODELLERİNDEN BİRİ

Bu otomobil, bir SUV’nin arzu edilirliği, pratikliği ve çok yönlülüğü ile ancak bir aile hatchback’inin boyutlarına sahip olacaktı. Sürüş dinamikleri ve işletme maliyetleri ile Avrupa odaklı bir araç yaratılmaya odaklanıldı. Nissan’ın Avrupa Teknik Merkezi (NTCE) tarafından mühendislik çalışmaları yapılırken, 2004 Qashqai konseptini yaratan Nissan Design Europe (NDE) tarafından bir tasarım önerisi ortaya atıldı. Nihai geliştirme sırasında Nissan, Qashqai’nin hem C segmentindeki Almera’nın hem de D segmentindeki Primera’nın yerini almasına karar verdi. Nissan , Avrupa pazarı için üretim tesisi olarak Nissan Motor Manufacturing UK’i seçti. İşte Qashqai, adını İran’ın Güney Batı’sında bulunan Zagros dağlarında yaşayan Kash-Kai göçebelerinden alarak bugün otomotiv dünyasındaki birçok değişimin öncüsü oldu. 

ÜÇÜNCÜ JENERASYONUYLA KARŞIMIZDA

Qashqai, 2013 yılında yenilendi ve ikinci jenerasyona kavuştu. Bugün ise üçüncü jenerasyonuyla karşımızda. İkinci jenerasyonun üretilmesinin ardından bu segmentte çok şeyler değişti. Rakipler arttı, rekabet ise Nirvana’ya ulaştı. Fakat yeni nesliyle Qashqai burada yine yer bulacak kadar güçlü özelliklerle karşımıza çıkıyor. Araç öncekinden biraz daha büyük, 35 mm daha uzun, 32 mm daha geniş ve 25 mm daha uzun dingil mesafesine sahip. Yeni Qashqai’nin mimarisi CMF-C platformuna dayanıyor. Mukavemeti ve ağırlığı azaltmak için yapımında daha hafif malzemeler ve gelişmiş ve kaynak teknikleri kullanılmış. Kaput, ön çamurluklar ve kapılar alüminyum. Bagaj kapağı ise kompozit malzemelerle üretilmiş.Daha iyi görüş için Nissan daha ince bir A sütunu tasarımı ve A sütunu yerine kapılara yan aynaların monte edilmesini sağlanmış. Bu aerodinamik açıdan da olumlu bir gelişme. Kabine baktığımızda ise, arka diz mesafesi 28 mm artarak 608 mm’ye yükselirken, baş mesafesi 15 mm arttı. Alt bagaj tabanı ve yeniden tasarlanmış süspansiyon sayesinde bagaj litre daha büyük.

1.3 LT MOTOR 158 HP GÜCÜNDE

Kabinde artan malzeme kalitesi kendini hemen belli ediyor. Qashqai’de ilk kez kullanılan 12,3” genişliğindeki tamamen dijital gösterge paneli, kişiselleştirilebilen 13 farklı bilgilendirme ekranı seçeneğiyle sürücünün dijital sürüş deneyimi yaşatıyor. Ayrıca 9 inçlik multimedya ünitesi kablosuz CarPlay desteği sunuyor. Arzu eden kullanıcılar opsiyonel olarak BOSE imzalı ses sistemini tercih edebiliyor. Yeni Qashqai’de NASA teknolojisi ile geliştirilen Nappa deri koltuklar yolculara maksimum konfor sağlıyor. Her bir araç için üretimi 25 günde tamamlanan bu özel teknoloji ürünü koltuklar, tercih edildiğinde kullanıcılara ısıtma ve hafıza özelliklerini de standart olarak sunuyor. Nissan’ın Türkiye’deki modellerinde ilk kez yeni Qashqai’de tanıtılan masaj fonksiyonlu ön koltuklar, hızı ve şiddeti ayarlanabilir 3 farklı masaj seçeneği ile yolculukları daha keyifli hale getiriyor. Qahsqai ülkemize tek motor seçeneğiyle geliyor. 1.3 lt’lik hafif hibrit teknolojisine sahip bu motor, donanım seviyesine göre 6 ileri manuel ya da XTRONIC CVT olarak tercih edilebiliyor. Manuel versiyon sadece önden çekişli olarak satın alınabiliyor. Fakat bugünkü test aracımız otomatik vitesli şanzımanıyla dört tekerlekten çekişli. 158 HP güç ve 270 Nm tork değeriyle hem tatminkar bir performans hem de karma 7.0 lt / 100 km’lik tüketim değeriyle göz dolduruyor. Yeni Qashqai, Eco, Standard, Sport olmak üzere üç farklı sürüş moduna yer veriyor. 

4X4 SEÇENEĞİ DE VAR

Hafif hibrit sistem, 48V’luk bir kurulumdan ziyade yalnızca 12V’luk bir sistem ve hızlanma sırasında az da olsa torka katkıda bulunuyor, bu nedenle asıl görevi daha çok start-stop, ve aksesuarlara güç sağlamak. 4×4 çekiş sistemi, XTRONIC CVT şanzıman ve arka bağımsız süspansiyonla kombine ediliyor. Arka bağımsız süspansiyon otomobilin yol tutuşuna katkı sağlıyor ve özellikle arka koltukta oturan yolcular için maksimum konfor sunuyor. Buna bağlı olarak özellikle otomobil eski versiyona göre son derece konforlu ve sessiz. Bu hem öndeki hem de arkadaki yolcular tarafında bariz bir şekilde fark ediliyor. En temel Qashqai’ler bile kapsamlı bir aktif güvenlik özellikleri paketine sahip. Bunların tümü, direksiyon simidindeki düğmeler kullanılarak gösterge panelindeki menü ekranlarından kapatılabiliyor. Bu süreç biraz meşakkatli. Ara sıra şerit değiştirme uyarı sisteminin gereksiz yere müdahale etmesi dışında hiçbirini kapatmaya gerçekten gerek duymuyorsunuz. Aracın ProPilot akıllı hız sabitleyicisi oldukça iyi çalışıyor. Yavaşlarken son derece yumuşak davranıyor. Yeni Qashqai, pratiklik, modern stil ve gelişen sürüş dinamikleri ile ön çıkıyor. Yüksek kaliteli ve konforlu bir iç mekanla her şeyi bir adım öteye taşıyor ve kabin teknolojisinin kullanılabilirliği konusunda işleri basitleştiriyor. Bir dizi olgun, iyi kalibre edilmiş destekli sürüş özelliği paketi bu sınıfta başarısını devam ettireceğe benziyor. 

Yorum yazın

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şunlar da Hoşunuza Gidebilir

NOSTALJİK TEST

2012 yılında İtalya'da Misano Pisti'nde Audi'nin süper otomobili R8'in Plus versiyonunu kullanmıştım.

NOSTALJİK TEST

2010 yılının haziran ayında makyajlı Mazda6 modelini kullanmak için Barselona'ya gitmiştim. Mazda'nın orta sınıftaki modeli hakkındaki görüşlerimi merak ediyorsanız bu yazıyı okumanızı tavsiye ederim.

NOSTALJİK TEST

2008 yılında yeni çıkan Mitsubishi Lancer EVO X’u İspanya-Granada’da test etme fırsatı bulmuşum. Bakalım efsane ralli otomobilinin son yol versiyonu ile ilgili neler dikkatimi...

NOSTALJİK TEST

2008 yılında Renault’un çevre ile ilgili projelerinin tanıtımı için Paris’e gitmiştik. Bütün tanıtım sırasında benim en çok dikkatimi çeken devrim niteliği taşıyan tamamen elektrikle...

Copyright © 2020