Türkiye otomotiv sanayisinin önde gelen uzman mühendislik ve üretim şirketlerinden Karel Kalıp, Karea markasıyla elektrikli mikromobilite pazarına hızlı bir giriş yaptı. “Bindiğin gibi değil” sloganıyla yollara çıkmaya başlayan Türkiye’nin yeni yerli otomobil markası Karea, ilk modeli olan Fit’i tanıttı. M0 segmentinin ilk otomobili olan Karea Fit, lansmana özel 699 bin liralık fiyatıyla dikkat çekiyor. Mart ayı itibarıyla ön siparişe açılan otomobil, nisan ayı başında da satışa sunulacak. Önümüzdeki 3 yıl içinde 3 yeni modelle ürün gamını genişletecek olan Karea, üretiminin yüzde 75’ini ihraç edebilmeyi hedefliyor. Otomotiv sektöründe içten yanmalı motorlardan elektrikli araçlara doğru bir değişim yaşandığını söyleyen Karea Proje Lideri Refik Diri, “Otomotivde asıl mesele üretim felsefesinin değişmesi, üretimin yalınlaşması. Artık müşteriye ürün dayatma zamanı geçiyor. Özellikle yeni kuşakların ulaşım çözümleri farklılaşıyor. Bugün müşteriyi her zamankinden daha fazla dinleme ve müşterinin isterlerine uygun ürün geliştirme zamanı” dedi. Şehirlerin değiştiğini, nüfus artışıyla birlikte metropoller oluşmaya başladığını ifade eden Refik Diri, şöyle devam etti: “Ve doğal olarak ulaşım sorunu öne çıkmaya başladı. Toplu taşıma ulaşım sorununun çözümüne yetmiyor, metropoller ne kadar organize olsa da yetmiyor. Bunun yanında ikinci değişen, müşteri. Otomobil bizim zamanımızda bir statü aracıydı. Yeni kuşak araç sahipliğini bizim kadar istemiyor. Yeni kuşağın istediği ulaşım sorununun çözülmesi. Bu da artık statükoyu zorlamaya başladı. Burada değişim başladı, artık müşteriyi dinlemek gerek. Dünyada araç kullanım mesafesi günlük ortalama 12-13 kilometre. Ve bu kullanım sürecinde araç içindeki insan sayısı 1,4 ortalamada. Genelde sürücüsünü taşıyan 1,5-2 ton ağırlığında araçlarla geziyoruz şehirlerde. Bunun da mühendislik içeren en uygun çözüm olmadığı kesin. Evet şehirler, müşteriler değişiyor dedik, üçüncüsü ise teknolojik değişim. İçten yanmalı motorlardan elektrikli motorlara geçiş yıllardır konuşuluyor. Bu oluyor, olacak, elektrikli araçlar toplam araçlar içindeki payını her geçen gün artıracak. Ancak buradaki asıl değişim, otomotiv sektörünü ilgilendiren değişim aslında motorun değişmesi değil. Elektrikli araçlar, üretmesi daha kolay, daha az parçadan oluşan, daha az bakım gerektiren, dolayısıyla otomotivin alışageldiği dinamikleri çok değiştiren bir yapıya sahip. Kısacası otomotivde üretim felsefesi değişiyor”














































